İngilizcede dilsel saflık Konusu

İngilizcede dilsel saflık Hakkında Bilgi

1 – İngilizce  Dersleri ( Birebir Özel İngilizce Dersleri)
2 – İngilizce Dersleri  ( 4 Kişiden Oluşturulan Gruplarla İngilizce Dersleri )

İngilizcede dilsel saflık isteyen kimi insanlar İngilizcenin, özellikle 11. yüzyıldaki İskandinavların hakim olmaları ile dili ele geçirmeye başlayan Yunan ve Latin esaslı  kelimelerinden kurtulup yalnızca kendine özgü  Anglo-Sakson ve biraz genişletilerek Cermen sözcüklerle konuşulmasını destekler. (Örneğin İngilizcede kelime bilgisi anlamına gelen vocabulary yerine Cermen kökenli wordstock’un kullanımı).  Aynı zamanda bu İngilizcede dilsel saflık düşünce akımı, İngilizcede artık kullanılmayan bazı eskiye ait olan kelimelerin de canlandırılmasını savunur. Tüm bunların tatbik edilmesi  neticesinde meydana gelen  dile, Anglo-Saksonların kökeni olan Kuzey-Cermen topluluk Angluslardan hareketle Anglish veya Kök İngilizce denir.

İngilizce, diğer diller gibi yüzyıllarca yabancı dillerin etkisinde kalması sebebiyle, sadece var olan Cermen kelimelerle konuşmak şu anda  imkansızdır. Bu sebeple İngilizcede dilsel saflık mümkün olmadığından bazı topluluklar kendilerini arı  İngilizce kelimeler ve ekler kullanarak yabancı kökenli sözcüklere karşılıklar bulmayı amaçlamakta ve hedeflemektedir. Bu akım aslında 16. yüzyıla kadar dayanır. Charles Dickens, Thomas Hardy ve William Barnes gibi 19. yüzyıl yazarları da kitaplarında sıkça kendi öz İngilizce kelimelerini türetmişlerdir. [ornitology yerine birdlore (kuş ilimi), flexible yerine bendsome (bükülebilir, esnek)]

Kök İngilizce ile yazılmış bazı örnekler
İngilizcede dilsel saflık sağlamak zordur. 1989’da Poul Anderson tarafından yazılmış Uncleftish Beholding (Atom Teorisi), bu konuda topluma sunulabilecek en bilinen örnektir.

For most of its being, mankind did not know what things are made of, but could only guess. With the growth of worldken, we began to learn, and today we have a beholding of stuff and work that watching bears out, both in the workstead and in daily life.

Var oluşu boyunca insanoğlu, maddelerin neylerden oluştuğu konusunda bir var sayımda  bulunmaktan ileriye bir türlü  gidemiyordu. Bilimin gelişmesi ile öğrenmeye, bilgi sahibi olmaya başladık ve bugün, hem günlük hayatımızda hem de çalışma ortamımızda etrafımızı saran maddeler ile ilgili teorilerimiz var.

Yazıda, günlük hayatta sık sık kullanılmamasına rağmen var olan kelimelerin yanı sıra;

Bilim anlamına gelen science yerine worldken,
Teori anlamına gelen theory yerine beholding kullanılmıştır.
The underlying kinds of stuff are the firststuffs, which link together in sundry ways to give rise to the rest. Formerly we knew of ninety-two firststuffs, from waterstuff, the lightest and barest, to ymirstuff, the heaviest.

Tüm maddeler, elementlerden oluşurlar. Bu elementler çeşitli yollarla birbirlerine bağlanıp yeni maddeleri meydana getirirler. Şimdiye kadar 92 elementin varlığından haberimiz vardı. En hafif ve açık olan hidrojenden en ağır olan uranyuma kadar.

Element anlamına gelen element yerine firststuff, yani ilkmadde,
Hidrojen anlamına gelen hydrogen yerine waterstuff, yani su maddesi,
Uranyum anlamına gelen uranium yerine ymirstuff, yani ymir maddesi kullanılmıştır. Ymir adı, İskandinav mitolojisine dayanır.