ADVERBIAL CLAUSE OF CONDITION için Örnekler ve uygulamalar

ADVERBIAL CLAUSE OF CONDITION HAKKINDA BİLGİ

 –  İngilizce Dersleri ( Bireysel – Özel  İngilizce Dersleri  )
2 –  İngilizce Dersleri ( 4 kişi ile yapılan grup İngilizce Dersleri  )

E

AS (SO) LONG AS : … se, dığı taktirde
*As long as you keep the book clean, I can give it to you for a few days.
Temiz tuttuğun sürece kitabı birkaç günlüğüne sana verebilirim.
*You will have a holiday tomorrow so long as you work hard today.
Bugün çok çalışırsan yarın tatil yapacaksın.
*We will enjoy ourselves on the picnic as long as it doesn’t pour with rain.
Yağmur boşanmazsa piknikte eğleneceğiz.

EVEN IF/EVEN THOUGH : .. sa bile
*We shall be late even if (though) we go by taxi.
Taksi ile gitsek bile geç kalacağız.
*You are always in my heart even though you are far away.
Uzaklarda olsan bile her zaman kalbimdesin.
*Even though we invite the teachers to the party, they won’t come.
Öğretmenleri partiye davet etsek bile gelmezler.
Even if he is sick,he can’t stay at home.
O hasta olsa bile,evde kalamaz.

WHETHER .. OR NOT : 
My father always takes an umbrella as a precaution, whether it rains or not.
Yağmur yağsın ya da yağmasın babam önlem olarak şemsiye alır.
*Whether you stay at home or not, I will go to cinema tonight.
Sen ister evde kal ister kalma ben bu gece sinemaya gideceğim.
*I will come to the party whether I have been invited or not.
Davet edilmiş olayım ya da olmayayım partiye geleceğim.
*We have to do the job whether we like it or not.
İster sevelim ister sevmiyelim işi yapmak zorundayız.

ADVERBIAL CLAUSE OF CONDITION

B. ADVERBIAL CLAUSE OF LIMITATION :

AS FAR AS / SO FAR AS : kadarıyla, …e göre  
*Jane lives in Paris as far as I know.
Bildiğim kadar Jane Paris’te yaşıyor.
*So far as I know, Rıdvan is the best football player in Turkey.
Bildiğim kadar Rıdvan Türkiye’de en iyi futbolcudur.
*This is nonesense as far as I am concerned.
İlgilendiğim kadarıyla bu saçma.
*As far as I  remember, they got married last summer.
Anımsadığım kadarıyla onlar geçen yaz evlendiler.
*So far as I know, my father will be away for three months.
Bildiğim kadariyle babam üç ay uzakta olacak.
*I will help you as far as I can.
Elimden geldiği kadar size yardım edeceğim.

TO THE EXTENT (THAT)/ TO THE DEGREE (THAT) : kadariyle, ..e göre  

*To the extent (that) I know, we have established political relations with China.
Bildiğim kadariyle Çin ile politik ilişkiler kurduk.
*A computer is useful only to the extent that it can store information.
Bilgisayar ancak bilgi toplayabildiği kadar yararlıdır.
*To the extent that I know, they have not come back from their honeymoonyet.
Bildiğim kadariyle onlar henüz balaylarından dönmediler.

IN AS FAR AS / IN SO FAR AS : kadariyle, ..e göre  
*I think we must trust each other in so far as we can.
Zannedersem mümkün olduğu kadar birbirimize güvenmeliyiz.
*He is a Russian in so far as he was born in Russia, but he became a French citizen in 1920.
Rusya’da doğmuş olduğuna göre Rustur, fakat 1920 yılında Fransız vatandaşı oldu.
*When I saw the man was in need of help I offered to assist him in as far as I was able.
Adamın yardıma ihtiyacı olduğunu anlayınca ona elimden geldiği kadar yardım etmeyi önerdim.

ADVERBIAL CLAUSE OF CONDITION