GERUNDS AND INFINITIVES HAKKINDA BİLGİ

GERUNDS AND INFINITIVES ÖZELLİĞİ

1 –  İngilizce Dersleri ( Bireysel – Özel  İngilizce Dersleri  ) : İngilizce ders programlarında özellikle akademik seviyede sınavlara hazırlanan öğrencilere en gerekli konulardan biri olan ” gerunds ve infinitives “ konusu ayrıntılı bir şekilde öğretilir.

2 –  İngilizce Dersleri ( 4 kişi ile yapılan grup İngilizce Dersleri  ):  ” Gerunds ve infinitives “ konusu en fazla 4 öğrenciden oluşan grup derslerinde akademik eğitim alan öğrencilere detayları ile öğretilir.

GERUNDS AND INFINITIVES

İSİM FİİLLER VE MASTARLAR

 

  1. GERUNDS : İSİM FİLLER

 

Bir fiilin ‘ing’ almış biçimine ‘gerund’ ya da ‘verbal noun’ denir.’gerund’lar bir fiil (verb) ve bir isim (noun) özelliklerini taşırlar ve cümlede isim ya da zamir (pronoun) olarak kullanılırlar. ‘gerund’lar yapı bakımından ortaçlara (present participle) benzerler, ancak kullanış ve anlam bakımından çok farklıdırlar.

 

  • Ayşegül likes oranges.                                   * Ayşegül likes swimming.
  • Ayşegül portakal sever.                                 * Ayşegül yüzmeyi sever.

 

Birinci cümlede ‘portakal’ sözcüğü bir isim (noun) dır. İkinci cümlede ise ‘swimming’ sözcüğü ise bir isim fiildir (gerund) ve bir isim gibi kullanılmıştır.

GERUNDS AND INFINITIVES Hakkında Bilgi

  1. GERUND PHRASE :

 

Bir ‘gerund’un diğer sözcüklerle birlikte küme oluşturarak kullanılışına ‘gerund’ phrase’ denir.

 

* Teaching calls for a lot of patience.    —–    Öğretme çok sabır ister.

 

* Teaching children calls for a lot of patience.   —–  Çocuklara öğretme çok sabır ister.

 

* I don’t lıke playing.    —— Oynamayı sevmiyorum.

 

  • I don’t like playing with matches.   —–  Kibritle oynamayı sevmiyorum.

 

* Living is a wonderful thing. —–   Yaşama çok güzel bir şeydir.

 

  • Living in İstanbul is a wonderful thing. —– İstanbul’da yaşama çok güzel bir şeydir.

 

  • Oya hates speaking to stranges. ——- Oya yabancılarla konuşmaktan nefret eder.

 

  • An Englısh teacher should avoid speaking quickly.

Bir İngilizce öğretmeni hızlı konuşmaktan kaçınmalıdır.

 

  • Walking in the rain gives me pleasure.  —– Yağmurda yürüme bana zevk verir.

GERUNDS AND INFINITIVES Hakkında Bilgi

  1. ‘GERUND’LARIN OLUMSUZ BİÇİMLERİ :

 

Bir ‘gerund’ u olumsuz yapmak için o ‘gerund’un önüne ‘not’ sözcüğü konur :

 

  • Carmen enjoys not being a student any more. — Carmen artık bir öğrenci olmadığı için memnundur.
  • I enjoy not living in luxury. — Lüks içinde yaşamadığıma memnunum.
  • Not having a good job is worriying. — İyi bir işe sahip olmamak üzücüdür.
  • Do you fancy not going to bed at all ? — Hiç yatmamayı gözünüzün önüne getiriyor musunuz ?

 GERUNDS AND INFINITIVESD. INFINITIVES : MASTARLAR

İngilizcede mastarlar (ınfınıtıves) iki biçimde görülür :

1. Plain Infınıtıve : Infınıtıve without ‘to’       Fiillerin önlerine ‘to’ sözcüğünü almadan, yalın biçimde kullanılış biçimleridir.   go / come / write

2. Full Infınıtıve : Infınıtıve with ‘to’      Fiillerin önlerine ‘to’ sözcüğünü almış biçimleridir.  to go / to come / to write

E. INFINITIVE PHRASE :

Bir mastarın (full infinitive) diğer sözcüklerle birlikte bir küme oluşturarak kullanılışına ‘ınfinitive pharase’ denir. 

* I want to kill.    —- Öldürmek istiyorum.   

* I want to kill the lion. — Arslanı öldürmek istiyorum.

* I decided to become a teacher. — Öğretmen olmaya karar verdim.

* The Turkish people want to live happly. — Türk halkı mutlu yaşamak istiyor.

* To climb up to mountain is very dfficult. — Dağa tırmanmak (çıkmak) çok zordur.

GERUNDS AND INFINITIVESF. MASTARLARIN (FULL INFINITIVE) OLUMSUZ BİÇİMLERİ :

Mastarların (full infinitive) olumsuz biçimlerini yapmak için önlerine ‘not’ sözcüğü konur. Çok kuvvetli olumsuzlukları belirtmek için ‘never’ sözcüğü kullanılır.

                     to go     : gitmek

                 not to go   : gtmemek

               never to go : asla gitmemek

* I have decided to go to Japan. — Japonya’ya gitmeye karar verdim.

* I decided not to come home late. — Eve geç gelmemeye karar verdim.

* I have learned never to swim in the lake. — Asla gölde yüzmemeyi öğrendim.

* My father told me never to speak to the teacher like that. — Babam öğretmene asla bu biçimde konuşmamamı söyledi.

GERUNDS AND INFINITIVES Hakkında Bilgi