ÜDS KELİMELERİ, KPDS KELİMELERİ LİSTESİ

Üds Kelimeleri , Kpds Kelimeleri ve Türkçeleri

1 –  İngilizce Dersleri ( Bireysel – Özel  İngilizce Dersleri  )
2 –  İngilizce Dersleri ( 4 kişi ile yapılan grup İngilizce Dersleri  )

Abandon: terk etmek, vazgeçmek, bırakmak
Abate : azaltmak ,indirmek
Abduce : eksenden uzaklaştırmak
Abrade : sıyırmak , sıyrılmak
Abrasion : sıyrık
Abrogate: yürürlükten kaldırmak, (bir kanuna veya anlaşmaya) son vermek
Abolish : Yok etmek ,ortadan kaldırmak
Abnegate : reddetmek
Abbreviate : Kısaltmak
Abruptly: aniden; ani ve nezaketsiz biçimde
Absolute: tam, mutlak, kesin; tamamen
Abstract: soyut
Absurd: saçma, gülünç
Abundant: bol, çok
Abuse : kötüye kullanma (k)
Ache : ağrımak,ağrı
Accrescent : büyüyen ,çoğalan
Accelerate : hızlandırmak
Accrete : büyümek ,çoğalmak
Accomplish: başarma, tamamlama
Accord: uzlaşma
Accordingly: buna göre
Accommodate : bulundurmak ,karşılamak,yerleştirmek
Account for : explain : izah etmek , açıklamak
Accountant: muhasebeci
Accumulate : birik(tir)mek
Accurate: kesin, doğru, yanlışsız
Accused: suçlu
Accuse of : den – dan dolayı suçlamak
( be ) Accustomed to : alışkın, alışılmış, her zamanki
Achieve: başarmak, elde etmek
Acknowledgement: onay, kabul etme, tasdik
Acute: keskin (düşünce), şiddetli; dar açı; çok çabuk tehlikeli bir biçime gelen hastalık
Add up : toplamak,ilave etmek
Adapt: uyum sağlamak
Addicted: bağımlı, tiryaki
Addiction: bağımlılık
Additional: ilave, ek
Add up to : Anlamına gelmek ,göstermek
Adhere : yapışmak,bağlanmak
Additive : katkı maddesi,katkısal
Adequate: yeterli, uygun, elverişli
Adjust: ayarlamak, uydurmak, uymak
Adjustable: ayarlanabilir, uyarlanabilir
Adopt : edinmek,benimsemek
Administrate: yönetmek, idare etmek
Admirable: takdire değer
Advocate : savunmak
Advanced: ilerlemiş, ileri
Affable Agreeable: rahat, dostça, anlaşılabilir
Affair: olay, mesele, sorun
Affectionate: müşfik, sevecen
Affirm : tasdik etmek,onaylamak
Afflict : rahatsız etmek
Affluent: Wealthy: varlıklı
(be) afraid of : den-dan korkmak
Afford : sağlamak,vermek,yetmek
After : den-dan sonra
Aggravate : ağırlaştırmak,azdırmak
Agonize : kıvrandırmak
Agreeable: razı, hoş, iyi
Aid: yardım
Air out : havalandırmak
Aisle: sıralar arası, yol, geçenek
Allege : iddia etmek
Alliance: ittifak
Allow for : göz önünde bulundurmak
Ally: müttefik, dost
Alter: Change
Although : den-dan sonra
Ambiguous: müphem, birden fazla anlama gelebilen
Amend: düzeltme, değiştirme
Ample: gerektiğinden çok, bol
Annual: yıllık, yıldönümü
Anticipate: tahmin etmek, ve ona göre davranmak
Apparel Clothing: kılık kıyafet
Apparent: açık, apaçık, belirli
Appetite Desire for food: iştah, arzu
Apply: başvurmak, müracaat etmek, uygulamak
Appreciate: takdir etmek
Apprehension Fear; korku, endişe; anlayış, kavrayış
Approach: yaklaşım, tarz
Approve of : onaylamak,kabul etmek
Approval: tasvip, onay; resmi izin
Argue: tartışmak, münakaşa etmek, iddia etmek
Argument: tartışma; tez, iddia
Article: makale; tanımlık; madde-fıkra; eşya-parça
Artisan: zanaatçı, esnaf
As : den dolayı-diğinde-diği zaman
As a result : sonuç olarak
Ashamed: utanmak
Assassinate: suikast yapmak
Asset : Advantage: kıymetli şey, beceri, erdem
Asset: servet; değerli nitelik
Astonished: hayret etmek, şaşkın olmak, şaşırmak
At once: derhal; aynı anda
Attack: saldırmak
Attainment: Achievement, başarı, elde etmek, marifet
Attempt: teşebbüs etmek, denemek
Attend to : bakmak,özen göstermek
Attract: cezbetmek, çekmek
Available: elde edilebilir, müsait
Avidity: gayret, heves, hırs
Award: ödül, mükafat

 

B – Üds Kelimeleri , Kpds Kelimeleri

Background: geçmiş, tecrübe, arka plan
Balance: denge, dengelemek
Barely: zar zor, zorla
Base: temel, esas; askeri üs
Basis: temel, dayanak, öz
Beneficial: faydalı
Benefit: fayda, yarar
Blame: suç, suçlamak
Blink: Open and close, gözlerini kırpıştırmak
Bloom: çiçek açmak
Blossom: çiçek açmak, canlanmak, gelişmek
Blunder: gaf, gaf yapmak
Boost: artırmak, yükseltmek
Boundary: sınır
Bound to: zorunlu, kesin, mutlaka
Border: sınır
Break: off kırılıp ayrılmak, ilişiğini kesmek; birdenbire durmak
Breakthrough: cepheyi yarıp geçmek; büyük buluş
Briefly: kısa (biçimde), kısaca (özet olarak)
Bring down: indirim yapmak, düşürmek
Briskly: Quickly, Energetically canlı ve istenilen tarzda; enerjik
Bruise: berelemek, ezmek; bere, ezik
Brutality: Cruelty vahşilik
Budget: bütçe
Bump: vurma, toslama; şiş, tümsek
Burglar: (ev, dükkan) soyan hırsız
Bury: gömmek, defnetmek; gizlemek, örtmek

 

C – Üds Kelimeleri , Kpds Kelimeleri

Call at: uğramak
Call off: iptal etmek
Call on: ziyaret etmek; talep etmek
Call up: telefon atmak
Candidate: aday, namzet
Capable: yetenekli, ehliyetli
Captivate: büyülemek, esir etmek, cezbetmek
Carry out: yerine getirmek, gerçekleştirmek
Cautious: ihtiyatlı, tedbirli
Cease: sona ermek, durmak
Chance: şans, tesadüfen olmak
Charge: ücret; itham; hamle; şarj
Charity: sadaka ,hayırseverlik, hayır kurumu,vakıf
Cheer: neşe, tezahürat
Chemist: kimyager; eczacı
Choice: seçmek
Choir: koro
Clammy: yapış yapış; soğuk nemli
Clarify: açıklamak, açıklık getirmek
Clear: temizlemek, aklamak, izin vermek
Clerk: memur, tezgahtar, sekreter
Cliff: uçurum, sarp kayalık
Clog: tıkamak, tıkanmak; takunya
Coast: kıyı
Coincidence: tesadüf
Collar: yaka; tasma
Collide: çarpışmak, çarpmak
Combine: birleşmek, birleştirmek
Commerce: ticaret
Compare: mukayese etmek
Compensation: bedel, tazminat, telafi
Compete: yarışmak; rekabet etmek
Competent Capable: ehil, yetenekli, yetkili
Competition: müsabaka, rekabet, sınama
Complaint: şikayet etmek
Complete: tamamlamak; tamamen
Composed: birleşmiş; bestelenmiş; kendine hakim olmak
Compromise: uzlaşmak
Conceal: gizlemek, saklamak, örtmek
Concession: taviz, ödün
Concurrence Agreement: aynı olan, birlik olma, uyuşma; aynı zamana rastlama
Condense: yoğunlaşma; sıvıya dönme; çözeltme
Confidence: güven, itimat
Confidence: kendine güven
Confidential: Secret gizli, sır
Confirm: teyit etmek, pekiştirmek, onaylamak, sürekli, müzmin
Confiscated: Seized müsadere etmek, haczetmek; istimlak etmek
Conflict: çelişmek
Congratulate: tebrik etmek
Conscientious: vicdanlı
Consequence: netice ; önem
Conserve: korumak, muhafaza etmek
Consider: hesaba katmak; göz önünde tutmak; saymak
Considerably: epeyce, oldukça
Consist of  : den – dan meydana gelmek olmak, oluşmak
Consistently: sürekli, devamlı
Constitute: teşkil etmek, tesis etmek; tayin etmek
Constitution: anayasa
Contaminate: kirletmek; zehirlemek, bozmak
Contented: halinden memnun, mutlu
Cooperation: işbirliği
Courteous: nazik, kibar, saygılı
Coward: korkak
Creative: yaratıcı
Crime: suç, cürüm
Criminal: suçla ilgili; suçlu; cezalı
Crooked: eğri, çarpık, virajlı, hilekar
Crop: mahsul
Crowd: kalabalık
Cruelty: zulüm, acımasızlık

 

D –   Üds Kelimeleri , Kpds Kelimeleri

Dabble: su serpme; suyla uğraşmak
Damage: zarar, zarar vermek
Deadline: son teslim tarihi
Dealer: satıcı, tacir Decade: on yıl
Deception: aldatma, hile
Deceptive: aldatıcı, yanıltıcı
Decline: gerileme, zayıflama
Dedicate: adamak; ithaf etmek
Defeat: yenmek, bozguna uğratmak
Deficient: eksiz yetersiz, noksan
Delicate: nazik, hassas, narin
Delight: sevinç, zevk, haz,
Denial: inkar, yok sayma
Deny: inkar etme
Depict: göstermek, dile getirmek
Deplore: teessüf etmek, üzülmek
Dept: borç
Desperate: ümitsiz; gözü dünmüş
Despondent: ümitsiz, meyus
Determine: belirlemek, tespit etmek ,azimli, kararlı
Detest: nefret etmek, tiksinmek
Device: alet, aygıt
Devote: ,,-e – a  adamak
Diluted: sulandırılmış, su katılmış
Diminish: azaltmak, küçültmek, eksiltmek
Discipline: disiplin
Discourteous: nezaketsiz, kaba
Discreet: saygılı, dikkatli ve nazik
Discretion: basiret, sağduyu, tedbir, ihtiyat
Discuss: tartışmak, münazara etmek
Disease: hastalık
Disgraced: gözden düşmüş; itibarsız; yüz karası
Disgust: iğrenme, tiksinme, midesini bulandırma
Dishonest: sahtekar
Disintegrate: parçalamak, bölünmek
Disposition: eğilim, mizaç, düzen, tertip
Dispute: tartışma
Dissolve: çözmek, dağıtmak, yok olmak
Distinguish: Ayırmak, ayırt etmek, seçkin, ünlü, kendine yer edinmiş
Distrust: güvenmemek
Ditch: hendek, ark, kanal
Divert: başka yöne çevirmek; saptırmak
Divide: bölmek, ayırmak
Divulge: ifşa etmek, açığa vurmak
Doubt: şüphe, kuşku
Drift: sürüklenmek
Drowsy: Sleepy uykulu, uyku veren
Duplicate: Copy : kopya etmek
Dwindle: giderek azalmak

 

E – Üds Kelimeleri , Kpds Kelimeleri

Eagerness: şevk, istek, arzu
Edge: kenar; avantaj
Efficient: verimli, randımanlı
Elevation: kaldırma, yükseltme; terfi
Embark: (on) gemiye binmek; başlamak
Embarrassment: utanma, mahcubiyet
Emerge: meydana çıkmak
Emit: yaymak, çıkarmak
Employer: iş veren
Encouraging: teşvik edici, cesaretlendirici
Endearing: sevdiren
Enhance: değerini, gücünü, güzelliğini arttırma, süslemek, genişletmek
Enlarge: büyütmek, genişlemek
Enlighten: aydınlatmak
Enthusiastically: şevkle, hararetle
Envy: kıskanma, gıpta etme
Equivocal: Ambiguous iki anlama gelebilen
Espionage: casusluk
Essential: gerekli
Examine: tetkik etmek, muayene etmek, sorguya çekmek
Excessive: aşırı, haddinden fazla
Exchange: karşılıklı değişmek
Excuse: mazeret
Exempt: bağışık; muaf; hariç tutmak
Exhausted: bitmiş, tükenmiş, yorgun
Exhibition: sergi
Existence: varlık
Exotic: Unusual : alışılmadık
Expand: genişle(t)mek, büyümek
Expedition: yolculuk; sefer
Explicit: açık, net
Explore: keşif, inceleme gezisi
Explorer: kaşif seyyah
Expose: ifşa etmek; ışığa tutmak; korunmasız bırakmak, maruz bırakmak; teşhir etmek; pozlamak
Exposure: ifşa; korunmasızlık; poz
Extensive: büyük, derin, kapsamlı
Extremely: oldukça fazla

 

F – Üds Kelimeleri , Kpds Kelimeleri



Fabric
: kumaş, doku
Fact: gerçek, olgu
Faint: Indistinct donuk, baygın
Far: uzak; çok
Fatigue: yorgun, bitkin; yormak
Fearsome: dehşetli, korkunç
Feasible: yapılabilir, mümkün
Feeble: zayıf, kuvvetsiz
Fever: ateş, hararet; humma
Firing: Ateşleme; pişirme; işten atma
Fiscal: mali
Flawless: kusursuz, defosuz
Flee from: kaçmak, firar etmek
Flip: fiske atmak; keçileri kaçırmak; hayran olmak; küstah
Float: yüzmek, su üstünde kalmak, bir şeyi oluruna bırakmak
Floor: zemin
Fluctuate: inip çıkmak
Flushed: kızarmak, utanmak
Foggy: sisli
Fool: aldatmak, şaka yapmak, kandırmak
Foolishness: aptallık, budalalık
Forecast: tahmin etmek
Forestall: erken davranıp önlemek
Fortunate: şanlı, talihli
Frank: açık sözlü, içten, samimi
Frightened: korkmuş
Fume: pis kokulu gaz, yaymak
Futile: boşuna, beyhude

 

G – Üds Kelimeleri , Kpds Kelimeleri

Gain: kazanmak, elde etmek
Generation: kuşak
Genuinely: hakikaten, gerçekten
Giggle: kıkırdamak
Gist: ana fikir
Gleeful: neşe dolu
Globe: küre
Global: küresel
Goods: mallar, eşya
Govern: yönetmek, idare etmek
Governmental: yönetimle ilgili

 

H – Üds Kelimeleri , Kpds Kelimeleri

Halt: mola, durma
Hamper: hareketini güçleştirmek, engellemek Hand-held: elde tutlan
Harmful: zararlı
Harsh: sert, kaba, haşin
Harvest: hasat, ürün
Hasten: acele etmek, ettirmek
Hazardous: tehlikeli, zararlı
Heat: ısı, ısıtmak
Heavely: büyük oranda, şiddetli olarak
Hectic: heyecanlı, telaşlı
Hence: bu nedenle, bundan dolayı
Herd: sürü; ayak takımı
Hesitate: tereddüt etmek, çekimsemek
Hide: sakla-n-mak
Highway: anayol
Hijacking: hava korsanlığı
Hike: uzun yürümek; fiyatını artırmak
Homeless: evsiz
Honest: samimi, dürüst
Housing: barınacak yer
Hug: kucaklamak, sarılmak
Huge: kocaman, büyük
Humorous: komik, güldürücü
Hurl: fırlatmakIgnore: aldırmamak, bilmezden gelmek

I – Üds Kelimeleri , Kpds Kelimeleri

 

Impartial: yansız
Imprecise: kesin olmayan, dikkatsiz, özensiz
Impression: izlenim, etki
Impromptu: hazırlıksız, doğaçlama
Improve: ilerletme, geliştirme
In charged: sorumlu, görevli
Inadvertent: kasıtsız, elde olmayan
Incidence: oluş sıklığı, meydana gelme oranı
Incline: eğilme, aşağı eğilme
Include: kapsamak, içine almak
Inconsiderate: başkalarını düşünmez, düşüncesiz
Incredible: inanılmaz
Incurable: tedavi edilmez, çaresiz
Indecisive: kararsız, kesin olmayan
Indication: anlatma, belirti, gösterge
Indifferent: kayıtsız, umarsız
Indispensable: vazgeçilmez, zorunlu
Indistinct: belirsiz, bulanık
Induce: kandırmak, ikna etmek
Industrious: çalışkan, gayretli
Inflammable: kolay tutuşan, parlayıcı
Influence: etki
Initial: ilk, başlangıç
Insignificant: değersiz, önemsiz, belirsiz,
Insist:srar etmek
Insolent Rude: küstah, terbiyesiz
Inspire:telkin etmek, ilham etmek
Instructive: öğretici, eğitici
Insult: hakaret etme, hor görme
Intensity: güçlülük, yoğunluk
Intention: niyet
Interfere :müdahale etme, çatışma, engelleme
Interfere with :yoluna çıkmak, engellemek, karışmak
Intermittent: kesik kesik, aralıklı
Intrepid: Yılmaz, korkusuz, cesur
Intricate: Complicated karışık, girift
Investigator: dedektif, araştırıcı
Investment: yatırım, sağlanan gelir
Irrelevant: konu dışı, ilgisiz
Irresponsible: sorumsuz
Issue: konu; yayım-baskı
Item: adet, tane; madde; konu-fıkra

 

J – Üds Kelimeleri , Kpds Kelimeleri

Jam: sıkıştırmak, kilitlemek, izdiham,sıkışıklık

 

L – Üds Kelimeleri , Kpds Kelimeleri

Landscape: manzara
Lane: dar yol; şerit
Law: hukuk, kanun
Leading: önde olan, kılavuzluk eden
Leak: sızıntı, çatlak
Lecture: ders, konferans
Liability: sorumluluk, yükümlülük
Limp: topallamak, aksamak
Lingered: kolay kolay ayrılmak;
Litter: çöp
Locate: bulunma, bir yerde yerleşmiş olma
Lofty High: yüce, yüksek, azametli
Lonely: yalnız, kimsesiz, tenha
Look up to Respect: hayran olmak, örnek almak
Luck: şans, talih, uğur

 

M – Üds Kelimeleri , Kpds Kelimeleri

Majority: çoğunluk
Management: idare, yönetim
Manufacture: imal etmek
Means: yol, yöntem, araç
Meddle Interfere: karışmak, burnunu sokmak
Medicine: tıp, ilaç
Meditative Thoughtful: derin derin düşünen
Melt: eri( t)mek, yumuşa(t)mak
Memorize: ezberlemek
Mend: Repair tamir etmek.onarmak
Merge: birleşmek, içine katmak
Messy: dağınık, düzensiz
Mild: ılımlı, hafif, ılıman
Misty: sisli, bulanık
Misuse: suiistimal; yanlış kullanım
Moderate: ılımlı
Moist: nemli, ıslak
Mold: şekil vermek, kalıp
Monster: canavar
Mud: çamur; iftira

 

N – Üds Kelimeleri , Kpds Kelimeleri

Neglect: ihmal etmek
Negligible: ihmal edilebilir
Nod: onaylamak, başını sallamak
Notify: bildirmek, haber vermek
Notorious: adı çıkmış, kötü şöhretli
Novelist: romancı

 

O – Üds Kelimeleri , Kpds Kelimeleri

Object: itiraz etmek
Objection: itiraz; sakınca
Obligation: mecburiyet, zorunluluk
Obscured: saklı, anlaşılması güç,
Obsess: aklına takılmak, fikri sabit yapmak
Obstinate: inatçı
Obtain: sağlamak, elde etmek
Obvious: açık, anlaşılır, ortada
Occasion: fırsat, vesile, önemli gün, özel olay
Occasional: arasıra olan, düzensiz
Occupation: işgal
Occupy: işgal etmek
Occur: olmak, meydana gelmek
Odorless: kokusuz
On strike: grevde
Open-minded: Açık fikirli
Opinion: fikir
Orchid: orkide
Outline: ana hat, taslak
Output: ürün, verim, çıktı
Outrageous: nefret uyandırıcı, öfkelendirici
Overactive: çok aktif, hareketli
Overburdened: sıkıntılı
Overdue: vadesi geçmiş, gecikmiş
Overemphatic: fazla vurgulu, çok fazla çarpıcı
Overseas: deniz aşırı
Oversimplify: aşırı basitleştirme
Overturn: devirmek, tepe üstü getirmek
Owing to: sayesinde; yüzünden dolayı

 

P – Üds Kelimeleri , Kpds Kelimeleri

Pace: adım, hız
Pain: acı, sızı, ağrı
Pale: solgun
Participate: iştirak etmek
Partner: ortak
Passageway: pasaj, geçit
Pay attention to: dikkatini vermek
Peculiarity: özellik; ,,,-e özgü olma; tuhaflık
Percent: yüzde
Personality: şahsiyet
Pessimistic: kötümser
Phony: sahte, düzmece
Pick up: toplama, devşirme
Plentiful: bol; bereketli
Plunge: dalma, fırlama
Poetic: şiirsel
Point of view: bakış açısı
Policy: politika; davranış biçimi; poliçe
Polish: cilalamak, boyamak
Poll: oylama, anket
Pollute: kirletmek
Postpone: ertelemek
Praised: övmek
Precaution: tedbir, önlem
Precisely: tam olarak; kesinlikle
Prediction: tahmin
Premium: sigorta primi; ödül, prim
Presume: varsaymak
Pretense: rolüne girme, bahane
Pretext: bahane
Prevent: engellemek, korumak
Preview: ilk gösterim
Previous: önceki, sabık
Pride: gurur, iftihar
Prior to: öncelikli, daha önemli
Private: özel; şahsa ait
Prodigious Huge: şaşılacak, müthiş, kocaman
Profilic: çok eser veren
Profound: tam, eksiksiz, derin; bilgili; etkileyici
Promote: terfi ettirmek
Promotion: terfi
Propose: önerme, niyet etme, evlilik teklifi
Prospects: başarı şansı
Prove: kanıtlamak; çıkmak
Punctual: dakik
Punctuality Being on time
Purify: temizlemek, arındırmak, saflaştırmak
Pursue: peşine düşmek, izini sürmek
Put off: elbisesini çıkartmak

 

Q – Üds Kelimeleri , Kpds Kelimeleri

Quarter: çeyrek; bölge, semt; askeri kışla
Quartet: dörtlü

 

R – Üds Kelimeleri , Kpds Kelimeleri

 Raise: yukarı kaldırmak; artırmak; çocuk yetiştirmek
Rate: oran
Readily Easily: kolayca, seve seve
Readily: isteyerek, gönülden
Recast: yeniden çıkarmak, değiştirmek
Recent: yakında olmuş
Recession: gerileme, durgunluk, azalma
Reckless: aldırışsız, kayıtsız
Reckon: hesaplamak, tahmin etmek
Recover: iyileşmek, yeniden elde etmek
Recruit: üye yapmak; işe almak
Refrain: from kendini tutma, sakınma
Refugee: mülteci
Refute: yalanlamak, çürütmek
Regarded as: gibi görülmek, kabul edilmek
Region: bölge
Rejection: ret
Relent: yumuşama, gevşeme, merhamete gelme
Relentless: amansız; acımasız, merhametsiz
Reliance: geven, itimat
Relief: Ferahlama, kurtarma- takviye-; nöbet kişileri
Relieve: hafiflemek, rahatlamak
Reluctant: isteksiz, tereddütlü
Reluctantly: gönülsüzce
Remark: söz söyleme; fark etme
Remarkable: dikkate, sözü edilmeye değer
Remove: çıkarmak, temizlemek, alıp götürmek
Renovation: yenileme, tecdit, onarım
Represent: temsil etme
Reprimand: azar, paylama
Reprove: azarlama, paylama
Reputation: ün, itibar
Require: gerektirmek; istemek
Reservation: yer ayırtma; şart; ihtiyat
Resign: istifa etmek, ayrılmak
Resignation: istifa; kabullenme
Resonance: tınlama
Respect: saygı, hürmet
Restored: onarılmış; iyileşmiş; işine iade edilmiş
Restraint: zaptetme, sınırlama, hakim olma
Restriction: sınırlama
Resultant: sonucunda ortaya çıkan
Reveal: açığa çıkarma; ilhamla bildirme
Revere: Loved saymak, saygı göstermek
Revise: gözden geçirmek
Revive: yeniden canlan-dır-mak
Reward: ödül
Ridiculous Absurd, Gildings: derecede saçma
Rim Edge: kenar
Rival: rakip
Rot: çürüme, çürük ; zırva
Rub: ovma, ovalama
Rugged: zor, kaba, yontulmamış, pürüzlü
Rule out Reject
Runaway
: kaçak
Rush: aceleyle koşmak, hücum etmek

 

S – Üds Kelimeleri , Kpds Kelimeleri

Saucer: çay, fincan tabağı,uçan daire
Scattered: dağınık
Scheme: plan, tasarı
Scholarly: çok derin, bilgili, bilimsel
Scholarship: burs; irfan, ilim
School board: okul yönetimi
Scold: azarlama, paylama
Scorch: yakmak, kavurmak; acı sözlerle incitmek
Scratch: tırmalamak, kazımak, kaşınmak
Sealed: mühürlü
Seam: dikiş yeri, bağlantı yeri
Seed: tohum
Seek: araştırmak, bulmaya çalışmak
Seize: tutmak, yakalamak, zaptetmek
Select: seçmek, ayırım
Selfish: bencil
Sensitive: duyarlı
Separate: ayırmak
Serene: sakin; yüce
Severe: acı, sert, şiddetli
Shade: gölge
Shape: şekil
Shareholder: hissedar
Shattered: mahvolmuş, bitmiş; yorgun
Shield Protect: kalkan; korumak
Shift :vardiya, rüzgarın yönünü değiştirmesi
Shipping: gemiler: sipariş alıp gönderme
Shout: bağırmak
Shrewd Clever: kurnaz, açık göz
Sinful: günahkar
Sink: dibe batmak
Skillful: becerikli
Skip: atlamak
Slope: eğim
Sly: sinsi
Smooth: yumuşak
Sneer: dudağını bükmek, küçümsemek
Soothe Comforted: sakinleştirmek, rahatlatmak
Sophisticated: karmaşık, girift,
Spectacle: görülecek şey,
Sphere: Globe küre
Spokesperson: sözcü
Sporadic Intermittent: (düzensiz aralıklarla olan)
Squeeze: sıkmak, ezmek
Staff :personel, çalışanlar kadrosu; kurmay
Statue: heykel
Stature: boy-pos; önem; kişilik
Stayed late Lingered: oyalanmak
Steady: düzenli, sabit
Stem from: -den ileri gelmek, doğmak, çıkmak
Step: adım, basamak
Stern: sert, müsamahasız
Stiff: katı, sert, kıran kırana
Stingy: cimri, eli sıkı
Stockholder: hissedar
Straighten: doğrultmak
Strain: kendini zorlamak, gayret göstermek
Stray: başıboş, Homeless
Stretch: germek, esnetmek
Struggle: çabalamak, mücadele etmek
Stubborn: inatçı dik başlı
Subsidize: Para vermek, desteklemek
Subtle: ince, narin; zeka işi
Sufficient: yeterli
Summary: Özet
Superficial: yüzeysel, üstünkörü
Superior: daha üstün
Supplementary: takviye, ek
Surgeon: cerrah, operatör
Surmount: üstesinden gelmek, alt etmek, yenmek
Surpass: aşmak, üstün olmak
Survive: hayatta kalmak; hayatını idame ettirmek
Susceptible to: kolay etkilenen, dayanıksız, hassas
Suspicion: şüphe, zan
Sustain: devam ettirmek, korumak
Swell Grow: şişmek, kabarmak; artmak, büyümek
Symptom Sign: semptom, belirti
Synopsis Summary: özet

 

T – Üds Kelimeleri , Kpds Kelimeleri

Tackle: çaresine bakmak; üstesinden gelmek; topu ayağından almak;
Talent: yetenek
Tax: vergi
Tax-exempt: vergiden muaf
Tear (teyr): yırtmak; (tiıyr) gözyaşı
Tempt: ayartmak, yoldan çıkartmaya çalışmak
Testimony: tanıklık, ifade
Thorough: tam, dikkatli eksiz
Thoughtful: düşünceli
Thrifty: tutumlu, idareli
Throng Crowd: kalabalık; kalabalık olarak gitmek
Tilted Crooked: yatırmak, eğmek, ; meyil
Tiny: küçük, ufacık
Top: üst, zirve
Torn: yırtık
Tower: kule
Trace Indication: iz, eser ; kopyasını çıkarmak, ipuçlarından olayı çözmek
Trail: sürüklemek, gezdirmek; izlemek
Tramped Walked heavily: kuvvetli adımla yürümek
Tranquil serene: sakin, huzurlu
Transaction: iş görme
Treachery: ihanet
Treatment: muamele, davranış; tedavi
Treatment: muamele, davranış; tedavi
Trial: deneme; duruşma
Triumph: zafer, başarı
Trivial: abes; bayağı; cüzi
Trust: güvenmek
Trust: güvenmek, inanmak

 

U – Üds Kelimeleri , Kpds Kelimeleri

Underestimate: az/düşük olarak tahmin etmek
Underground: metro; yer altı
Undermine: baltalamak, çökertmek, temelini çürütmek
Underrate: hafife almak, küçümsemek
Unhesitatingly: tereddüt etmeden
Union: birlik; sendika
Unique: biricik; tek; eşsiz
Unpardonable: affedilemez
Unpleasant: nahoş ; tatsız
Unrehearsed: provasız
Unrestrained: denetimsiz, frenlenmemiş, serbest
Unwillingly: isteksiz bir şekilde
Unwillingness: isteksizlik

 

V – Üds Kelimeleri , Kpds Kelimeleri

Vacant: boş, açık; dalgın
Vague: müphem, belirsiz, şüpheli
Vanity: Pride, kibir, kendini beğenmiş; abes şey, beyhudelik
Varied: değişik, çeşitli; değişken
Vast: çok geniş, engin, pek çok
Versatile: çok yönlü; elinden birden fazla iş gelen
Vexed Annoyed: bir şeye canı sıkılmak
Victim: kurban
Victory: Triumph, zafer
Violent: sert, şiddetli, zorlu
Vital: yaşamsal
Voluntarily: gönüllü olarak
Vote: oy vermek
Vulnerable: saldırı veya tenkide açık / maruz olan

 

W – Üds Kelimeleri , Kpds Kelimeleri

Wasteful: savurgan, müsrif
Weakness: zayıflık; zaaf
Wealthy: zengin, varlıklı
Wheel: tekerlek
Whip: kamçı; kamçılamak
Wise: akıllı, zeki, mantıklı
Withdraw: çekmek, çekilmek, ayrılmak
Wither: solmak, soldurmak, sindirmek
Witness: Şahit,tanık
Worthwhile: yapmaya değer, -e – a değer
Wrinkle: buruşmak, kırışmak

 

Y – Üds Kelimeleri , Kpds Kelimeleri

Yield (to): kabul etmek, baş eğmek